1 Mayıs 2024 Çarşamba

MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİMİZDE ÖNERDİĞİM UYGULAMALAR.

 



MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİMİZDE ÖNERDİĞİM UYGULAMALAR.


Bugün ülkemizde çocuklarımızı ilkokul 3. sınıftan itibaren yüksek Okul sınavlarına yönlendirmekteyiz.

Okullar, öğretmenler, veliler ve çocuklar sadece buna odaklanmaktadır. Bunun sonucu olarak çocuklarımız; Çocukluğunu, gençliğini yaşayamadan doğal ortamdan uzak, 

çevresinden kopuk, üretimden habersiz olarak heba ediyor.

Üstelik gereksiz bilgiler yükleyip ibunlardan sorumlu tutarak beyinlerini zorluyor, zamanlarını boş yere harcatıyoruz.

Oysa:

Çocuklarımız Orta Öğrenime başladıkları günden itibaren içindeki "Öz Cevheri" bir an önce keşfedecek bir ortamda gelişimi sağlanmalı, bilimin hangi alanına yönelik olduğu tespit edilmelidir.

Bu takdirde "Branş Seçimi" sağlıklı bir şekilde sağlanmış olacaktır.

Branşı üzerinde sonuna kadar tahsil görmesi sağlanacağından kendi hobilerine ve üretime yönelik de zaman bulmuş olacakaktır.

Bu şekilde sınavlar sadece ölçme ve değerlendirme için yapılacak, üst öğrenim okullarına girişte branşlar ve sınıf geçme notlarındaki beceri dikkate alınacaktır.

Bu sınavlar yüksek ölçekli seviyede olacak ve standart eğitim düzeyinin üke bütününe yayılması ile eşit fırsatlarla hakça sonuçlar elde edilmesi sağlanacaktır.

Bu sonuçlara göre "ara eleman" da belirlenmiş olacaktır

Öğenci belirlenen alanında ilmin ulaştığı uç noktalarda detaylı eğitim alacak, diğer alankarda sadece bilgi edinmekle yetinecektir.

Bunun için okullarımız bir derslik olduğu kadar aynı zamanda

arştırma-geliştirme laboratuvarı olacak, çevrede uygun bulunan resmi ve özel birimler de bu laboratuvarın bir uyglama alanı gibi düşünülecektir

Öğretmenlerimiz bu ortama rehberlik yapabilecek yetiye kavuşturulacak, bunun için "Hizmet İçi Eğitim"

yeterli boyutlara taşınacaktır.


Bu Takgirde:

1- Program sadeleşeceği için öğrencilerin "bilgi hamallığı"na zorlanması ortadan kalkacaktır.

2- Kendi alanında araştırma ve geliştirmelerini severek yapacağı için sağlıklı gelişim sağlayacak, başarı düzeyi artacaktır.

3- Başardıkça mutlu olacak ve bu mutluluğu çevresine yayacağı için "Huzurlu Toplum" kendiliğinden oluşacaktır.

4- Çocukluğunu ve gençliğini yaşarken doğal ortamda üreten, ülkemize katma değerler kazandıran bir yurttaş olacaktır.

5- Program önemli ölçüde sadeleşmiş olacağından 12 yıl olan  Yüksek Öğrenim öncesi eğitim süresi asgari bir yıl kısalacağından gençlerin hayata atılması bu oramda öne çekilecek,  ülkemiz yüksek oranda katma değer kazanacaktur.

6- Öğrenci rahat ulaşacağı başarı ölçüsünde ilimde en uç noktalara yükselebilecek, ülkemiz dünyada teknolojide üst düzeyde rekabet gücüne kavuşacaktır.

7- Atatürk'ün hedef koyduğu..

"Muasır Medeniyetler Seviyesinin Üzerine Çıkmak" bu yolla gerçekleşebilecektir.

Saygılarımla arzediyorum.

28.nisan 2024


M. Gültekin Taşpınar

Em. Öğretmen

İst. Çevre ve Kültür Der. Bşk.


Yazar yazılar

Sonraki Next Post
Önceki Previous Post
Sonraki Next Post
Önceki Previous Post